h Dolar 9,5531 %0.09
h Euro 11,1022 %0.09
h BIST100 1.509,20 %1,09
a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Derslerde öğrencilerine anlatıyordu, kendisi yaşadı

Bundan bütün 10 sene evvel, onlarca meslektaşının arasında, beyin cerrahiyle alakalı bir konuşma yaptığı sempozyumda, kürsüde aniden yere düştü ve şuuru kapandı. İlk müdahalesi çoğu Türkiye’nin en iyisi olan, beyin cerrahı meslektaşları tarafından süratle yapıldı ve hemen ambulansla sağlık kurumuna nakledildi. Anevrizmaya bağlı subaraknoid kanama, başka bir deyişle ölümcül bir beyin kanaması geçirdiği ve kanamanın ebadının çok büyük olduğu anlaşıldığında, belki binlerce anevrizma hastasını hayata döndüren onlarca meslektaşı, sağlık kurumu antresinde büyük bir naçarlık içinde beklemeye başladı.

Beyin Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Peker

Ama o, meslektaşları dahil herkesi donakalttı. 5 gün komada kaldıktan sonra çok iyi bir bakım ve gayret ile ayağa kalktı; birkaç hafta sonra işine dönmeyi muvaffak oldu. Şimdiye dek Gamma Knife Radyocerrahi rehabilitasyonuyla binlerce hastaya şifa veren Beyin Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Peker, Anevrizma Farkındalık Ayı’nda kendi yaşadığı anevrizma tecrübesini ilk defa Demirören Haber Ajansı’na anlattı. Zaferli teşebbüssel harekâtlarla kanamasını durdurup onu hayata döndüren nöroradyoloji uzmanı dostları ise o günü anlatırken hep aynı tümceyi kullandı: “Hayatımızın en güç hastasıydı. Hem dostumuz hem meslektaşımızdı. Ama o olanaksızı muvaffak oldu ve böylesine büyük bir kanamayı hiç zararsız atlattı.”

İKİ BALONCUK OLUŞTU, BİRİ PATLADI

Derslerde talebelerine anlattığı en ölümcül tablolardan birini kendisi de yaşayan Prof. Dr. Peker, hala ilk birkaç saatini andırmadığı o günü şöyle anlattı: “Aralık 2012’de, Beyin Cerrahisi Derneği’nin İstanbul’da tertip etmiş olduğu bir sempozyumda benim de konuşman vardı. Açılış yapılmış, konuşmacılar sahneye çıkmışlar, daha sonra gizeme bana gelmiş. Ben sahneye çıkmışım ve konuşmamın ilk iki dakikası içinde başım ağrıyor başım dönüyor diyerek aniden sırt üstü yere düşerek şuurumu kaybetmişim. Hala o anları andırmıyorum. Natürel salonda tam beyin cerrahı dostlarımız var. Süratlice ilk müdahaleyi yapmışlar solunum yolumu sarih yakalamışlar ve ambulansa haber vermişler. Oradan doğruca en yakın sağlık kurumuna kaldırılmışım. Sağlık Kurumunda neticesinde de subaraknoid kanama tespit edilmiş. Subaraknoid kanama, beynin çevresini dönen, beyni saran çeperlerin arasındaki kanamadır. Bu kanamaların çok büyük bir kısmı da beyin damarlarındaki baloncukların başka bir deyişle anevrizmanın patlaması neticeyi ortaya çıkıyor. Bende de 2 tane baloncuk tespit edilmiş. Bunlardan bir tanesi patlayarak beni o hale sokmuş.”

HER 30 ŞAHISTAN BİRİNDE ANEVRİZMA VAR, KANARSA VEFAT TEHLİKEYİ YÜZDE 50’DEN FAZLA

Eylül ayının Anevrizma Farkındalık Ayı olduğuna da dikkat toplayarak bilgi veren Prof. Dr. Peker, “Anevrizmaya gerçeğinde cemiyette çok ender de tesadüfülmüyor. Başka Bir Deyişle barbarca söyleyecek olursak caddede gördüğümüz her 30 şahıstan birisinde anevrizma var. Ama bunların hepsi patlamıyor. Çok az bir kısmı patlıyor. Ama şayet yırtılır da o dediğim kanama alana getirirse, o kanamanın olduğu anda can verme olasılığınız yüzde 50’den fazla. Sağ kalırsanız, hayatınızı bir sakatlıkla devam ettirme tehlikeniz de çok yüksek” dedi.

ÇOK ŞANSLIYIM Kİ MESLEKTAŞLARIMIN ARASINDAYDIM

Böylesine büyük bir beyin kanamasından zararsız kurtulabilmiş olmasını o anda çevresinde bulunan meslektaşlarının mücadelesi, süratli davranması ve müddet kaybedilmeden sağlık kurumuna kaldırılarak operasyona alınmasına da bağlayan Prof. Dr. Peker, laflarını şöyle noktaladı: “Olay ilk olduğu anda zati çevremde 100 küsur tane hekim varmış. Beyin cerrahı bunlar üstelik. O natürel çok büyük bir faktör. Hiç müddet kaybedilmeden tüm operasyonlar süratlice yapılmış. Sağlık Kurumu odasında kendime gelip ilk uyandığımda kamera şakası mı bu diye düşündüm. Böyle büyük bir olay geçirmişim, 5 gün komada kalmışım. Ama ilk iş ‘Hemen şu filmlerimi getirin, bir bakalım neyin nesiymiş, bana ne olmuş’ dedim. Tomografilerimi görünce, senelerce talebelerime anlattığım istatistikleri usuma getirince, gerçeğinde ne kadar büyük bir olayın içinde olduğumu o zaman kavradım. Ama Allah’ın kısmetli kuluymuşum herhalde. Çok süratli iyileşme gösterdim ve hiçbir sekel kalmadan hayatıma geri döndüm.”

ANTREDE HABER BEKLEYEN “YAKINLARI” BEYİN CERRAHI PROFESÖRLER

Kaldırıldığı sağlık kurumunda Prof. Dr. Peker’e ilk teşebbüsünü yapan Nöroradyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özenç Minareci o günü anlatırken “Hayatımın en stresli harekâtıydı diyebilirim. Hasta hem dostum hem meslektaşım. Dışarıda bekleyen ‘yakınları’ ise onlarca beyin cerrahı! Sağlık Kurumunda 100 küsur tane beyin cerrahı merakla geziyor. 25-30 tane nöroşirürji profesörü de anjiyo odasının hemen dışındaki odada oturuyor ve üç beş dakikada bir kafayı içeri uzatıp ‘Özenç nasıl gidiyor işler?’ diye kaygı içinde bekliyorlar” dedi.

SANIRIM BUNDAN DAHA İYİ BİR CİVAR OLAMAZDI

Prof. Dr. Minareci, sonrasını ise şöyle anlattı: “Bir yandan da elinizin altındaki hasta çok hoşlandığınız, kıymetli bir meslektaşınız ve dostunuz. Neyse, neticede her şey son derece iyi gitti, istediğimiz gibi oldu ve bu işin sonunda hepimiz de son derece mutluyuz. Ama Selçuk’a sorulsaydı ki ‘Selçuk sen hayatının bir yarıyılında beyin kanaması geçirmek vaziyetinde kalacaksın, nasıl bir etrafta geçirmek isterdin?’ diye, sanırım bundan daha iyi bir civar ve koşulları tarif edemezdi.”

TOMOGRAFİSİNİ GÖRÜNCE SELÇUK’U KAYBETTİK DEDİM

Prof. Dr. Selçuk Peker’in o gün tespit edilen iki anevrizmasından biri yırtılıp kanadığı için hemen rehabilitasyon edildi ama müdahale edilmesi gereken, henüz patlamayan başka bir anevrizmasının daha olduğu anlaşıldı. Takribî bir ay sonra ikinci defa teşebbüssel radyoloji usulleriyle bir operasyon daha geçirdi. O harekâtı yapan dostu Nöroradyoloji Uzmanı Prof. Dr. Olcay Çizmeci ise o ilk günü şöyle anlattı: “Selçuk’un beyin kanaması geçirdiğini bildiğimizde benim çalıştığım sağlık kurumunda da hazırlık yaptık, olur da getirirlerse takım hazır olsun diye. Anevrizması kanadığına göre acilen embolize etmek gerekliydi zira. Ancak sonra yakın bir sağlık kurumuna nakledildiğini bildik. Orada da yeniden çok tecrübeli bir dostumuz, hoşlandığımız bir meslektaşımız, Özenç var. Hem coştum, hem de Özenç ismine dedim ki ‘Eyvah!’ Zira her biri alanında en iyisi onlarca beyin cerrahı bekliyor dışarıda. Embolizasyon ciddi bir teşebbüstür, çok kolay, dikensiz gül bahçesi değildir. Yarım milimetreden daha ince bir kateter ile anevrizmaya giriyorsunuz. O incecik damar duvarında 1- 2 milim yanılgı yapsanız damarı delip kanatabilirsiniz. Ama Özenç galibiyetle halletmiş haberi geldiğinde çok sevindik.”

HEPİMİZİ ÇOK DONAKALTTI VE HİÇ ZARARSIZ ATLATTI

Operasyonun arttan Prof. Dr. Peker’in beraber çalıştıkları sağlık kurumunun yoğun bakımına getirildiğini de anlatan Prof. Dr. Çizmeci, laflarını şöyle noktaladı: “Onunla birlikte tomografi görüntüleri de geldi. Ben sarih söyleyeyim, o görüntüleri görünce, o subaraknoid kanamanın ebadını görünce dedim ki Selçuk’u kaybettik. Bir hastanın o noktadan dönebilmesi çok güç. Başka Bir Deyişle çok zayıf bir olasılıktı. Ama muhteşem bir gayret, muhteşem bir bakım, sarihçesi benim ummadığım ve beklemediğim kadar kısa bir zamanda Selçuk derledi. Hatta birkaç hafta sonra gelip ikinci anevrizmayı kapatmam için benden harekât yapmamı istedi. Düşünsenize hakikat anlamında vefattan dönmüş birinin ikinci anevrizması için harekât yapacaksınız. Her teşebbüs hayati tehlike demek.  Damarlardan birinde bir yanlışlık yaparsanız, ikinci kanama dışında en iyi olasılıkla felç kalma olasılığı var. Ama çok şükür ki gayet hoş bir embolizasyon harekâtı yaptık ve Selçuk hiçbir şey olmamış gibi kısa vakit sonra bayağı hayatına dönerek hastalarına kavuştu.” DHA


YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Diyet yapanlar dikkat! Yapay tatlandırıcılar yemek yeme isteğini artırıyor

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.